Şarkikaraağaç

Şarkikaraağaç Tanıtım Videosu için Tıklayınız

TARİHÇE

Karaağaç tarihi Anadolu tarihinin bir parçasıdır. Bu bölgede sırasıyla, Etiler, Frigyalılar, İyonlar ve Lidyalılar egemen oldular. Daha sonra İraniler, Makedonyalılar, Selefkoslar, Romalılar, Araplar, Selçuklular, Hamitoğulları ve Osmanlı Devleti bölgeye egemen olurken Şarkikaraağaç’a de egemen olmuşlardır. Şarkikaraağaç, tarih boyunca Khillarnion, Pedion, Anabura, Neapolis, Asikale, Karaağaç, Karaağaç-ı Yalvaç ve Karaağaç´ı Şarki adlarıyla anılmıştır. İlçeye “Karaağaç” isminin verilmesi ise, bölgeye ilk yerleşimin büyük bir karaağaç´ın çevresinde olmasına bağlanmaktadır. Başka yerlere de aynı isim verildiğinden karışmaması için “Şarki” kelimesi eklenmiştir. Karaağaç Bizans´a bağlı iken Türk akınlarına maruz kalmıştır. Karaağaç ve havalisi Selçuklulardan Rükneddin Süleyman Şah´ın oğlu lll. Kılıçarslan zamanında 1203 yılında Selçukluların eline geçmiştir. Kılıçarslan´ın katlinden sonra 1264 yılında lll. Gıyaseddin Keyhüsrev Sultan olmuş 1281´e kadar sultanlığı sürmüştür. Bu senelerde Karaağaç´a şimdi Camii kebir denilen Ulu Cami yaptırılmıştır. Caminin batı tarafındaki bir pencerenin üzerinde bulunan bir kitabeden Selçukluların o zamanki durumu anlatılmaktadır. Bu bilgilere göre caminin yapıldığı yıllarda Selçuklu ülkesi Gıyaseddin Keyhüsrev ve Gıyaseddin Mes´ud arasında ikiye bölünmüştür. Karaağaç, Hamitoğulları Beyliğinin İsauria kısmına düşmüştür. Hamitoğulları ikiye ayrılınca Karaağaç, Dündar Bey oğulları bölgesinde kalmıştır. Karaağaç coğrafi konumu itibarıyla Eşrefoğulları, Germiyanoğulları ve Karamanoğulları beyliklerinin etkisi ve egemenliği altında kalmıştır. İlyas Bey zamanında Karaağaç´ı Karamanoğullarından Alaaddin Bey de işgal etmiştir. İlyas Bey´in oğlu Kemalmeddin Hüseyin Bey de Karamanoğulları´nın tecavüzüne karşı 1380 senesinde Osmanlı Padişahı Murad Hüdavendigar ile yaptığı antlaşma sonucu, seksen bin altın karşılığında Isparta, Yalvaç, Akşehir, Beyşehir, Seydişehir ve Karaağaç´ı Osmanlılara vermiştir. Böylece bölgede Osmanlı hakimiyeti başlamıştır. Osmanlı Devleti zamanında Karaağaç bir kültür merkezi haline gelmiş, üç adet medrese ve değerli hocalarıyla bilim, siyaset ve sanat adamları yetiştirmiştir. Şarkikaraağaç’ın 13. yüzyılda “Saçıkara” isimli Türk Aşireti tarafından Türklere mesken olduğu anlaşılmaktadır. Belde Osmanlıların eline geçtikten sonra, halkın isteği üzerine Fatih Sultan Mehmed Han emriyle “Alcıklar Çeşmesi” yaptırılmış ve Ulu Camii tamir ettirilmiştir. Beldeye ismini veren Ulu Karaağaç´ın bugünkü Belediye Hamamı civarında bulunduğu bilinmektedir. Karaağaç, Milli Mücadeleye malıyla canıyla her şeyi ile katılmıştır. Sivas Kongresinden sonra alınan kararlar doğrultusunda, milli mücadelede önemli rol oynayan milli kuvvetlerin ilk tesis edildiği yerlerden birisi de Karaağaç´tır. Şarkikaraağaç, bir nahiye iken 1863 yılında ilçe olmuştur. İlçe statüsü Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir.

DOĞAL YAPI

Şarkikaraağaç ilçesi, güneyde Beyşehir, kuzeyde Yalvaç, Akşehir, Doğanhisar, batıda Gelendost ve Eğirdir, doğuda Hüyük, kuzeybatıda ise Yenişarbademli ile çevrilidir. Yüzölçümü 1232 kilometrekaredir. İlçenin etrafında, kuzeydoğuda Sultan Dağları, batıda Anamas Dağları, güneyde orta Toroslar, Karadağ ve Kızıldağ bulunmaktadır. Şarkikaraağaç ilçesi verimli bir ova üzerine kurulmuştur. Çiçekpınar, Göksöğüt ve bazı köyler en verimli ovalara sahiptir. Belirli bir adla anılan ova yoktur. Beyşehir Gölü´nün bir bölümü ilçe sınırları içerisindedir. Akdeniz iklimi ile kara iklimi arasında, kara iklimine daha yakın bir iklim yapısına sahiptir. Yazları sıcak ve kurak; kışları ise soğuk ve yağışlıdır.

carsi

KÜLTÜR  

Anabura: Salur Köyü yakınlarında Enevre adı verilen yerde bulunan antik şehir kalıntısıdır. Tiyatro, kale ve bazı bina kalıntıları günümüze ulaşmıştır. Anabura, Pisidia şehirlerinden birisi olup, şehir hakkında fazla bilgi yoktur. Göksöğüt kasabasında bir kilometre güneydoğusunda NUDRA HÖYÜK bulunur. 100×100 metre boyutlarında 5 m. yüksekliktedir. Örenköy´ün bir kilometre kuzeybatısında 200×150 metre boyutlarında, on metre yükseklikte ÖRENKÖY HÖYÜK adı verilen bir höyük vardır. Ayrıca, Beyköy, Höyük, Ördekçi Höyük, Karaçayır l-ll Höyükleri, Salur Höyük, Armutlu Höyük, Karakaya Höyük, Çavundur Höyük, Arak Höyükleri vardır ve koruma altına alınmıştır. Höyükler Eski Tunç dönemi özelliği göstermektedirler ve bazılarında Eski Tunç dönemi keramiklerine rastlanmıştır.

Cami-i Kebir: Şarkikaraağaç ilçe merkezinin ortasında bulunan, Ulu Cami adıyla da anılan caminin 1281 tarihinde yapıldığına dair kayıtlar vardır. lll. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Ömer Bin Ali isminde birisi tarafından yaptırılmıştır. Bu bilgiler camide bulunan bir kitabeden anlaşılmaktadır. Ulu caminin iki tamiratı 1455´de Fatih Sultan Mehmet Han´ın emirleriyle yapılmıştır. Zaman içerisinde minaresi de dahil olmak üzere bir çok tamirat görmüştür. Son olarak çatısı, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılarak çinko ile kapatılmıştır.

Alcıklar Camii: Alcıklar Mahallesinde Fatih Sultan Mehmet Han emriyle yaptırılan, toprak damlı, kalın taş duvarlı cami bulunmakta iken, 1970 yılında yıkılarak yerine yeni cami yapılmıştır. 1971 yılında tamamlanan caminin adı Fatih Sultan Camii veya Alcıklar Camii olarak söylenmektedir. İlçede, “Bu cami-i cedit sahibi hayrat vel hasenat El Hac´ül Hasan Ağa 1157” kitabesi bulunan Kale Mahallesi camii de vardır.

TURİZM       

Geçmiş medeniyetlere ait çok sayıda höyük bulunması, Anabura Antik Kentinin olması, doğal güzellikler bakımından Kızıldağ Milli Parkının ve Beyşehir Gölünün bir bölümünün ilçe sınırları içinde bulunuşu ilçeye turizm yönünden önemlilik sağlamaktadır. Ayrıca ilçenin önemli bir yol güzergahında bulunuşuyla ulaşım kolaylığı da ayrı bir avantajdır.

Kızıldağ Milli Parkı: İlçenin güneyinde 1840 rakımlı büyük sivri bir tepeden başlayarak 1180 rakıma kadar inmektedir. İlçeye 8 kilometre uzaklıktadır. 631 hektarlık bir sahadadır. Kızıldağ Milli Parkının 4 kilometre güneyinde Beyşehir Gölü bulunmakta olup, gölden esen güney rüzgarları Bebik vadisiyle Yertutan mevkiinden geçerek Milli Parka ulaşmaktadır. Sedir ormanlarıyla yoğunlaşan bol oksijenli temiz hava Milli Parkın özelliğidir. Milli Parkta dağ evleri ve kamp sahaları bulunmaktadır. Kızıldağ´ın havasının çeşitli göğüs hastalıklarına iyi gelmektedir.

Beyşehir Gölü: Bir bölümü ilçe sınırları içerisinde kalır. İlçe merkezine uzaklığı 20 kilometredir. Göl kenarında dinlenmek için tesisler vardır. Gölde, Sazan, Levrek gibi balık türleri; Yaban Ördeği, Karabatak, Sülükçün, Meke gibi kuş türleri bulunmaktadır. Kontrollü avlanma yapılmaktadır.

Arak Mağrası: İlçe ile Fele Pınarı arasında, ilçe merkezine 4,5 kilometre mesafededir. Konya karayoluna 2.7 kilometre uzaklıkta olup, Kara Tepenin eteklerinde yer alır. Giriş kapısı oldukça dardır. Mağaraya girildikten sonra 11 metre kadar dar yol devam eder. Daha sonra sağa doğru bir genişleme başlar ve asırlardır. oluşan sarkıt-dikitler göze çarpar. Mağaranın temiz havası ziyaretçileri ürpertir. Yarasaların barınağı olan bu bölümden sonra sağa doğru sütunlar arasında 13 metre daha gidilir. Sonra birden 5 metre kadar aşağıya inilir ve 11 metrelik bir çukurla karşılaşılır. Daha ileri gidilememiş olup Mağaracılık Sporu ile uğraşanların ilgisini beklemektedir. Mağara önü ilçenin güzel piknik yerlerinden birisi olup, bol sulu pınarı ve söğüt ağaçları vardır. İlçede halkın geleneksel piknik yerleri ve suları sürekli akan pınarlar vardır. Bunlardan en güzelleri, Çarıksaraylar, Pınarbaşı, Fele Pınarı ve Arak İçmesidir. Şarkikaraağaç ilçesinde, araştırılmış mağaralardan Öşekçi ve Göllü mağaraları yer alır.

kizildag1 kizildag2 kizildag32163103

ULAŞIM

Şarkikaraağaç ilçesi Isparta-Konya karayolu üzerinde Isparta il merkezine 120 kilometre, Konya il merkezine 122 kilometre uzaklıktadır. İlçemiz Şehirlerarası Otobüs Terminalinden tüm şehirlere otobüs imkanı mevcuttur. İlçemiz Isparta Süleyman Demirel Havaalanına 140km, Konya Havaalanına 140km ve Antalya Havalimanına 235km mesafededir.

WP-Backgrounds Lite by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann 1010 Wien